İNMELERDE (YARIM BEDEN FELCİ) AKUPUNKTURLA TEDAVİNİN OLAĞANÜSTÜ BAŞARISI;

İnmeler kısaca, bir beden yarısının kuvvetini kaybetmesi hali olarak tanımlanabilir. Hastalığın ortaya çıkmasına beyin kanamaları, beyin damarlarında oluşan tıkanmalar veya başka hastalık tabloları sebep olabilir.

Genellikle orta yaşlarda ve erkeklerde daha fazla görülür. Hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştıran sebepler arasında fazla kilo (Obezite ) şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri sayılabilir.

Hastalık aniden ortaya çıkabildiği gibi bazı belirtiler gösterdikten sonra da oluşabilir. Baş dönmeleri, kısa süren güç kayıpları, konuşmanın geçici olarak bozulması gibi belirtiler olduğunda çok uyanık olmalı ve ilgili hekime mutlaka başvurmalıyız.

İnme ortaya çıktığında genellikle vücudun bir yarısında hareket ortadan kalkar. Bazen yüzde de felçlerin ortaya çıktığını görürüz. Hastalığın ilk dakikalarında idrar ve büyük abdesti tutamama gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Hasta oturamaz, hareket edemez ve inmenin olduğu beden yarısına bağlı olarak konuşma güçlüğü çeker. Bazı hastalarda konuşma tamamen ortadan kalkar.

Hastalığın erken safhasında, hastanın yatak bakımı çok önemlidir. Mutlaka uzman hekim kontrolünde veya hastanede yatırılarak ilk günlerde tıbbi bakım altında tutulmalıdır. Hasta stabil (Vücudun dengeye gelmesi) hale gelince hemen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon çalışmalarına başlanır. Burada amacımız hastanın kullanamadığı uzuvlarını çalıştırmak ve yeniden hayata adapte etmektir. İyi bir rehabilitasyon programı ile hastaların tekrar eski işlerine dönmeleri, ve tam bağımsız bir şekilde yaşamlarını devam ettirme imkanı ortaya çıkabilir.

Hastaların yakınlarının da bu yeni durum karşısında paniklemelerini önlemek ve onları bilgilendirmek de rehabilitasyonun en önemli konularındandır. Hasta yakınlarını iyi bilgilendirmez ve eğitemez isek başarılı bir tedavi programını sürdürme şansımız azalır. Hastanın özellikle ilk günlerinde içine düştüğü ruhsal çöküntü, tedavinin devam ettirilmesinde ve sonuç olarak başarılı olunmasının önündeki en büyük engellerin başında gelir. Takdir edilmelidir ki aniden fonksiyon kaybı yaşayan bir kişinin, bu yeni durumunu kabullenmesi bir hayli zordur. Ayrıca yakınları da bu yeni durumu kabullenmekte güçlük çekerler. Özellikle genç yaşlarda böyle bir durumla karşılaşılması çalışmalarımızı hem olumlu hem de olumsuz yönde etkiler.

Hastanın hem tıbbi hem de sosyal bakımdan yeni duruma hazırlanması bir ekip işidir. Bu ekibin bir tarafında profesyonel sağlık çalışanları diğer tarafında ise aile ve sosyal çevre bulunur. Felç geçiren kişinin yaşı, daha önce felç geçirip geçirmemesi, başka hastalıklarının olup olmaması ve ailesel durumu başarıdaki en önemli etkenler arasında gelir. Örneğin hastanın evli olması olumlu bir etken olarak kabul görür.

 

Akupunktur binlerce yıldan beri başarıyla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Son 50 yıl içinde batılı ülkelerde de yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir. Yan tesirinin olmayışı ( Uzman olmayan kişiler tarafından kullanılması hariç ) ve sonuçlarının yüz güldürücü olması sebebiyle tercih edilen bir tedavi yöntemi olarak popüler hale gelmiştir. Özellikle Çin ve Japonya’da felçli hastalarda çok başarılı çalışmaların yapılması hekim ve hastalar tarafından dikkatlerin bu yöne çevrilmesine yol açmıştır.

Özellikle Japon hekim ve bilim adamı Yamamotonun bulduğu Scalp Akupunktür ( Baş bölgesinde ) inmelerde çok başarılı sonuçların alınmasını sağlamıştır. Benim kendi uygulamalarım da bu yöndedir. Hem akupunktür hem de rehabilitasyon çalışmalarının beraberce yapılması başarıyı bir kat daha arttırıyor. Hastalar gün aşırı tedaviye alınıyorlar ve tedavi yaklaşık 30 dakikayı buluyor ( Rehabilitasyon hariç ). Yaklaşık 1 ay süren tedavilerin sonunda hastaların değerlendirilmelerini takiben, daha uzun aralıklarla tedaviye devam ediliyor.

Felç geçiren kişilerin yaşam tarzlarını mutlaka olumlu yönde değiştirmeleri gerekiyor. Yeme içme alışkanlıkları, ruhsal durumları gibi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir